Akvaryum, Akvaryum Balıkları, Akvaryum Canlıları, Akvaryum Bitkileri, Balık hastalıkları, Balık Yemleri, Tatlı su akvaryumları, Tuzlu su akvaryumları, Canlı Balık Yemleri, Akvaryum Hesaplamaları

Iwagumi Akvaryum

Iwagumi Akvaryum
Japon tarzı bitkili tanklar Iwagumi olarak bilinir. George Farmer bu adım adım kurulum rehberinde “Az Çoktur” mantığını bize gösteriyor.
İnternette güncel akvaryum tasarımı ve aquascaping trendlerini araştırırsanız kaya ağırlıklı tasarımların popülerliğini çabukça farkedeceksiniz. Bu tasarımlar genellikle Iwagumi olarak bilinir ve Japonca’dan bazen de kaya bahçesi olarak tercüme edilir.
Bu farklı stilde ana etkiyi kayalar sağlamaktadır. Genellikle çok az sayıda bitki türü kullanılır bazen de sadece bir tür seçilir. Bu sadece tasarım konsepti balık seçiminde de geçerlidir. Aquascape’in minimalist doğasına genelde bir ana balık türü eşlik eder.
Bu stil diğer stillere kıyasla daha az malzeme gerektirdiğinden ve kurulumu kolay olduğundan popüler olmuştur. Ancak, kayaların tankın ebatlarına ve birbirlerine göre olan yerleşimi zor olduğundan Iwagumi tasarımında da ustalaşmak zordur. Bazı temel kurulum rehberleri bize kaya yerleşimi verimli bir şekilde yapmamıza yardımcı olabilir.

Doğayı Gözlemleyin

Kara veya su ortamından fark etmez doğadan toplanan aynı dokuya sahip kayaları kullanabilirsiniz. Doğada aynı ortamda bulunan kaya grupları milyonlarca yıldır aynı doğal etkilere maruz kaldığından aynı renk ve dokuya sahiptirler.
Doğada kaya gruplarının ebatlarına göre birbirleri ile nasıl bir ilişkiye sahip olduğunu gözlemleyebilirsiniz. Bazen büyük bir kayanın dibinde bir çok ufak kaya grubu görebilirsiniz. Doğal ortamdaki bu tip gözlemleriniz daha etkileyici ve daha doğal görünen bir akvaryum tasarlamakta size yardımcı olacaktır.

Kaya Seçimi

Kurmak istediğiniz tankın ebatlarına uygun ebatlarda kayalar seçmelisiniz. Yüksek tanklar için büyük, sığ tanklar için küçük kayalar seçmelisiniz.
Ben detaylı dokuları ve ilginç şekilleri olan kayalar buluyorum. Düz yüzeyli yuvarlak dere yatağı kayaları da kullanılabilir ancak bir çok aquascaper bu kayaları tercih etmiyor.
Bitki ve balıkların rengiyle uyumu, ve tüm tasarıma etkisi açısından kayaların renginin seçimi de oldukça önemlidir. Örneğin, birbirleri ile aynı renk olacağından Harlequins Rasbora bakacağınız bir tankta turuncu/kahverengi tonlarında fosilleşmiş bir kaya türü kullanmak istemezsiniz.
Kayalarınızı doğadan toplamak güzel bir seçenek ancak doğadan kayalarınızı toplarken doğanın sürdürülebilirliğini etkilememeye özen gösterin. Vahşi hayata daima saygı gösterin.

Ekipman ve Bitkiler

Bitki seçiminizden önce akvaryum ekipmanınızın bu bitkilere uygun olduğundan emin olun. Bir çok zemin kaplayıcı bitki türü diğer türlere nazaran yüksek ışıklandırma ve gübreli zemin gerektirir. Bir çok zemin kaplayıcı tür de CO2 ve sıvı karbon enjeksiyonu gerektirir. Reflektörlü (yansıtıcılı) T5 veya T8 veya güçlü led aydınlatmaya da ihtiyacınız olacaktır.

Iwagumi için Uygun Bitki Türleri

Iwagumi tankınızda kullanabileceğiniz başlıca bitki türleri:
  • Glossostigma Elatinoides
  • Hemianthus Callitrichoides (Cuba)
  • Eleocharis sp.
  • Echinodorus Tenellus
  • Blyxa Japonica
  • Staurogyne sp.
  • Pogostemon helferi
  • Lilaeopsis sp.
  • Riccia fluitans (Kayalara bağlı ve submers ortam)
  • Vallisneria nana (arka plan)
  • Eleocharis vivipari (arka plan)
  • Rotala sp. (arka plan)

Örnek Tank Profili

Tank: 60 x 30 x 36cm, 63 litre, OptiWhite Cam, Kayıtsız Kuşaksız
Aydınlatma: Tanküstü Armatür, 2 adet 24W T5, 6 saatlik fotoperiyot
Filtrasyon: Saatte 1550 litre/saat debili mekanik ve biyolojik filtre malzemeli cam dış filtre
CO2: 2Kg solenoid tüplü sistem, cam/seramik difüzör, damla sayacı
Zemin: Full ADA System
Gübre: Full ADA system
Bitkiler: Eleocharis Acicularis, Hemianthus callitrichoides ‘Cuba’
Canlılar: Trigonostigma espei, Caradina multidentata, Kristal Kırmızı Karides (CRS)
Bakım: İlk 14 gün, günde %50 su değişimi; akabinde hafatada iki su değişimi. Sıkı bir zemin oluşturmak için zemin tamamen kaplanana kadar haftalık budama yapıldı. Günlük gübreleme ve aylık filtre temizliği. Camlar her hafta temizlendi.
Yorumlar: Genellikle ilk kurulumla sık bitkilendirme yaparım. Biyolojik yükü az almasına rağmen yosun sorunu yaşamamam ilginçti. Bunu kısıtlı fotoperiyot, titiz bir bakım, kaliteli bitkiler, zemin ve gübrelemeye borçluyum.

Temel İşlemler

Sanzon-Iwagumi en temel iwagumi yerleşimi olarak kabul edilir ve 3 adet kaya kullanılır. En önemli en büyük yani ana kayadır. Genellikle altın oran veya 1/3 kuralına göre yerleştirilir.
Diğer iki küçük kaya, ana kayaya doğru eğim vererek, tasarımı olduğunca doğal gösterecek şekilde yerleştirilir.

Iwagumi Tankınızı Nasıl Kurmalısınız


Boş Tank
Boş Tank

60 x 30 x 36cm ebatlarında 63litrelik OptiWhite camdan yapılmış kayıtsız, kuşaksız bir tank kullanıyorum. Camın berraklığından dolayı çok popüler olan bir tank. Tanküstü aydınlatma ile bir araya geldiğinde ise görüntüsü gerçekten etkileyici.
Yeterli aydınlatma sağlanırsa sıradan bir tank da işiniz görür.

ADA Power Sand Special Ekleniyor
ADA Power Sand Special Ekleniyor

ADA Power Sand Special eklendi. Kurulumdan itibaren tankın ömrü boyunca diğer zemin malzemelerinin de eklenmesiyle ideal zemin koşulları sağlayacak. Bu malzeme olmazla olmaz değil. Ancak Japon stili aquascaping’e harfiyen uymak isteyenler için önemli.

ADA Aqua Soil Amazonia ekleniyor
ADA Aqua Soil Amazonia ekleniyor

ADA Aqua Soil Amazonia eklendi. ADA Aqua Soil Amazonia bitki kökleri için gerekli besini sağlar, suyu yumuşatır ve pH seviyesini düşürür, narin bitkiler ve yumuşak su balıkları barındırmak isteyenler için sert suyu yumuşatır. İlk haftalarda amonyak salını yaptığından amonyak ve nitrat seviyeleri normal koşullara ulaşıncaya kadar tankınıza canlı eklemeyin. Balıksız tankınızı döndürmeniz için idealdir.

Ana kaya ekleniyor
Ana kaya ekleniyor

Ana kayayı ekledim ve estetik olarak dengeli olması için altın oran kullandım. Bu kaya mini-lanscape veya Seiryu Stone olarak bilinen, etkileyici bir rengi ve dokusu olan, Iwagumi meraklıları arasında oldukça popüler bir kaya türü. Ana kayayı desteklemesi için altına ufak bir kaya ekledim.

Diğer kayalar eklendi
Diğer kayalar eklendi

Sırasıyla büyükten küçüğe diğer kayalar eklendi. Kayaların birbirlerine ve tasarımın tümüne göre doğal görünecek şekilde eklendiğinden emin olun. Kayaların yerleşimi bazen günler alabilir. Bu yüzden bu işin meraklıları tanka su eklemeden günlerce kayaların yerleşimi üzerinde çalışıp, tamamen tatmin olana kadar uğraşırlar. Bu yerleşimi oluşturmak benim 30 dakikamı aldı.

Bitkiler Ekiliyor
Bitkiler Ekiliyor

Tankın üçte biri yüksekliğinde su dolduruldu ve bitkilendirme yapıldı. Sadece 3 saksı Hemianthus callitrichoides ‘Cuba’ ve bir saksı Eleocharis parvula kullandım. Kökleri ayırarak cımbız ile zemine ektim. Yüzlerce kök olduğu dikkate alınınca bu işlem saatler sürebiliyor.

Tank Dolduruluyor
Tank Dolduruluyor

Zeminin tankı bulandırmaması için 6mmlik hortumla tankı doldurdum. Orta sertlikle nitrat ve fosfat seviyesi yüksek çeşme suyu ile tankı doldurdum. Bitkiler yosundan önce gübre olarak kullanacağından sorun teşkil etmeyecek. Aqua Soil de suyu yumuşatacak.

Bitmiş Iwagumi Kurulumu
Bitmiş Iwagumi Kurulumu

Tüm ekipman yerleştirildi. Cam emiş ve basış borusuyla güçlü bir dış filtre kullanıyorum. Harici inline ısıtıcı ısıyı 25°C’ye sabitliyor. Cam damla sayacı 4KH su ile dolu ve Cam CO2 göstergesi 30ppm CO2çözündüğünde yeşile dönüyor.
Yosunla mücadele için ilk 14 gün boyunca her gün %50 su değişimi yaptım. Üzerindeki talimatlara uygun şekilde ADA sıvı gübre ekledim. 4 hafta sonra zemin tamamen kaplandığında karides ve balıklar eklendi.

Oku

Full Red Lepistes

kirmizi lepistes

Full Red Lepistes ve Albinizm

Full Red Lepistes‘ler öncelikle albino canlılardır. Albinizm canlılarda genetik olarak siyah pigmentin bulunmamasıdır. Kimi insanlar bunu bir hastalık veya eksiklik olarak görmektedir. Ancak genetik sonuca hastalık demek bizce çok doğru değildir.
Albinizmin canlılar üzerindeki bir etkisi de göz rengidir. Lepisteslerde bu etki iki varyetenin ortaya çıkmasına sebep olmuştur:

1 – RREA Full Red Lepistes

Açılımı Real Red Eyes Albino yani gerçek kırmızı gözlü albinodur.

2 – WREA Full Red Lepistes

Açılımı Wine Red Eyes Albino’dur yani şarap gözlü albino. Rengin isminden de anlaşılacağı üzere WREA full red lepisteslerin gözleri RREA full red lepisteslere göre daha koyudur.
ATFG RREA Superior Full Red Lepistes - Half Thumb Dorsal
ATFG RREA Superior Full Red Half Thumb Dorsal Lepistes

Full Red Lepistes Alırken Neye Dikkat Edilmeli?

Albinizim çekimser bir gendir. Albino ile normal bir balık çiftleştirilirse doğan yavrular siyah gözlü olur ve çekimser albino geni taşırlar. Doğan yavrular kendi aralarında çiftleşirse ortaya çıkan yavrular %25 oranında albino olur. Mendelin çekimser gen yasasına göre durum böyledir.
Piyasada şu an en popüler olan Full Red Lepistes varyetesi RREA Full Red Lepistes’lerdir. Uzak doğudan ithal edilen bu balıklar, lepistes üreticileri tarafından Türkiye’de üretilmekte ve internet ilanları aracılığıyla satılmaktadır. Bu durumda dikkat etmeniz gereken, alacağınız canlının ithal edilen damızlığın kaçıncı batın yavrusu olduğudur. Bununla birlikte genin korunması açısından da seçici üretim yapan bir hobiciden alışveriş yapmanızdır. Rastgele üretim yapan bir hobicinin elde ettiği Full Red Lepistes’ler çekinik genlerini seçici üretim yapana göre kaybetmiş olacaktır.

Full Red Lepistes Bakımı ve Üretimi

Full Red Lepistes’lerin üretimi ve bakımı kırma lepistes’lerin üretim ve bakımıyla nerdeyse aynıdır. Bu yüzden Lepistes Üretimi makalemizden faydalanabilirsiniz.
Bunun haricinde bu özel varyete kırma lepisteslere göre daha geç büyür. Kırma lepistesler yetişken boya 3 ayda ulaşabiliyorsanız, full red lepisteste bu süre 4-5 aya kadar çıkabilir. Hatta renginin doygun bir kırmızıya erişmesi 10-12 ayı bulabilir. Anaç lepistesler kırma lepisteslere göre daha fazla yamyamlık gösterirler. Bu yüzden doğum sürecinde yeni doğan lepistes yavruları annelerinden daha iyi bir şekilde korunmalı ve ayrılmalıdır. Ayrıca balığın rengini koruması için diyetinde kaliteli yemlere verilmeli, balıkların renklerini koyulaştıran yemler ve canlı yemler seçilmelidir. Artemia lepistes yavrularının en çok sevdiği ve besin değeri yüksek canlı yemlerden biridir.
Full Red lepistes varyetesi sadece rengine bakılarak ayrılmış bir varyetedir. Vücudunun diğer özelliklerine göre de daha spesifik full red lepistesler bulabilirsiniz. Bu lepistesler standart full red lepisteslere göre daha da değerli olacaklardır.
Albinizm’den bu kadar bahsetmişken, albino olmayan yani siyah gözlü full redlerin de bulunduğunu hatırlatmakta fayda var.

Video ile Full Red Lepistes

Oku

Bitkili Akvaryum Kumu

Bitkili akvaryum kumu seçimi şüphesiz ki bir aquascaping projesinde önemli bir tercihtir. Kurulumdan sonra da değişimi zor olduğundan yanlış seçimin geri dönüşü yoktur da diyebiliriz. Yanlış bir kumla yapılan bitkili akvaryum kurulumu, er yada geç bozulmaya mahkumdur.

Gübre Emilimine Yardımcı Bitkili Akvaryum Kumları

JBL Manado, aquaclay gibi bitkili akvaryum kumları bu sınıfa girer. Bu tür bitkili akvaryum kumları, doğal akvaryum kumlarına kıyasla daha hafiftir. Sebebi ise bu tarz kumların kilin fırınlanmasıyla elde edilmesidir. Fırınlanma esnasında kumun içerisinde hava kabarcıkları oluşur. Bu kabarcıklar bakterilerin kolonileşmesi için uygun yaşam alanı oluşturur. Bitki kökleri ise bu kolonileşmenin neticesinde iyon değişimi kolay yaparlar ve gübre emilimi artar.
Aquaclay Bitki Kumu
Aquaclay Bitki Kumu
Aquaclay veya JBL Manado ile hazırlanmış bir bitkili akvaryumu bozarken veya bakımını yaparken bitki köklerinin bu kuma ne kadar da sıkı sıkıya tutunduğunu inceleme fırsatınız olacaktır. Bu sınıfta bahsi geçen Aquaclay kumu hesaplı bir kum olmasına rağmen, aşırı hafif olması ve içindeki hava kabarcıkları nedeniyle bazen suyun içinde batmayabilir. Bunu engellemek için 1-2 gün önceden klorsuz su içinde bekletilip batması sağlanabilir. JBL Manado da yapısındaki mikro hava kabarcıkları sayesinde hafif bir kumdur ancak suda batmamak gibi bir sorun yaşatmaz. Kızıl renge sahip bu kumlar görsel açıdan doğal görünmediğinden daha çok taban kurulumunda alt katmanlarda veya zemin bitkileri ile tamamen kaplanacak alanlarda kullanılırlar.
Aquaclay ve Manado gibi lav taşları da taban kurulumunda bitki köklerinin tutunması, maliyeti düşürmek ve tasarımda yükselti sağlamak amacıyla kullanılabilir.

Doğal Bitkili Akvaryum Kumları

Silis Kum
Silis Kum
Bu tür akvaryum kumları doğal kumlardır ve aktif bir gübre değeri yoktur veya yok denecek kadar azdır. O yüzden bitkili akvaryum kurarken bu tür kumların altına gübre katmanı oluşturmakta fayda vardır. Doğal akvaryum kumuna verilebilecek ilk örnekler eski ismiyle Hagen siyah kum, yeni ismiyle AquaDeco siyah kuvartz kum ve silis kum türleridir. Bu kumlar doğal görünümleri sebebiyle taban kurulumunda en üst katman olarak kullanılırlar. Ağırlıklı olarak görünümü nedeniyle tercih edilen bu kumlardan Aquadeco kumu bitkilendirilecek alanlarda da tercih edilirken, silim kum gibi kumlar ince taneli yapısı ile tasarıma derinlik de kattığı için genelde bitkilendirilmeyen alanlarda tercih edilir.
Görünüm olarak da ele alındığında kömür siyahı rengiyle ve hobideki eski lakabıyla Hagen, yani Aquadeco siyah kum rengi ve ekonomik bir kum çeşidi olması sebebiyle tercih edilebilir. Siyah ışığı yansıtmayan bir renk olduğu için siyah kum üzerinde bitkilerin canlı yeşil tonu daha da göze gelir.
Silis kum ise görünüş açısından hagen’in tam tersi bir etkiye sahiptir. Çünkü genellikle beyaz ve sarı arası tonları vardır. Bu tonlar da ışığı fazlasıyla yansıtırlar. Bu özelliği ile odak noktalarında tasarım açısından bir tercih sebebi olabilir. Açık renkli kumlar insan gözünde inci ışıldaması (pearling effect) etkisi yaratır.

Aktif Gübreli Bitkili Akvaryum Kumları

ADA Aquasoil Amazonia
ADA Aquasoil Amazonia
Bu kumlar killi ve bol gübreli bataklık alanlardaki verimli çamurun defalarca fırınlanması ile elde edilir. Böylece gübre yönünden zengin bir kum elde edildiği gibi fırınlanma aşamasında kum taneciğinin içinde mikro kabarcıklar oluşur. Böylece kum üzerinde bakteri kültürleri de kolonileşebilir ve gübre emilimi kolaylaşır. Ayrıca kaliteli aktif gübreli kumlar aynı zamanda akvaryumda uygun Ph derecesinin sabitlenmesine de yardımcı olurlar. Bu bitkili akvaryum kumlarında dikkat edilmesi gereken nokta, ilk kullanıldığı zamanlarda suya yaptığı nitrojen salınımıdır. Bu sebeple kurulumdan sonraki ilk 2 hafta boyunca 3 günde bir %20-50 civarında su değişimi önerilir. Aksi takdirde yosunlanma sorunları yaşanabilir.
Aktif gübreli bitkili akvaryum kumları zemini bitkilerle kaplanacak bölgelerde tek başlarına kullanılırken, tasarımın diğer bölgelerinde üzerine doğal kum sererek de kullanılabilir. Bilinen en pahalı ancak en kaliteli aktif gübreli akvaryum kumu ise Takashi Amano’nun kurduğu ADA firmasının ürünü olan ADA Aquasoil Amazonia’dır.

Bitkili Akvaryum Tabanı için Toz Gübre Katkıları


Aquabasis ile taban kurulumu
Aquabasis ile taban kurulumu
En sık kullanılan ve tercih edilen toz gübre katkısı JBL Aquabasis Plus’tır. Tank kurulumunda 1cm yüksekliğinde tabana serilecek Aquabasis plus bitkilerinizin gübre ihtiyacını karşılayacaktır. Aquabasis Plus’ın dezavantajı ise kurulumdan sonra ek bitki ekimi gibi işlemlerde tabanın kurcalanmasıyla, suya serbest olarak karışır ve gübre sorunlarını tetikler.

Çok Katmanlı Bitkili Akvaryum Tabanı Kurulumu

Bitkili akvaryum kurulumlarında taban kurulumu birden fazla katmandan meydana gelebilir. Böyle kurulumlarda katmanlar arasına malzemelerin birbirlerine karışmaması ve ilerideki kurulumlarda da kullanılabilir kalması amacıyla sineklik teli gibi ayıraçlar kullanılabilir.
Tasarım açısından da hardscaping aşamasında tamamlanması gereken taban kurulumunda, zemine doğal bir şekil vermek önemlidir. Bu aşamada, yosun sileceği olarak da kullanabileceğiniz kum şekillendirici aparata sahip olmanız işinizi kolaylaştıracaktır.
Taban kurulumu, uygun malzemelerin uygun katman sırasıyla yerleştirilmesi kadar ayrıca tasarımın ve oluşturulan yapının da bir parçasıdır. Simetrik ve/veya asfalt kadar düz taban kurulumları kontrollü şekilde oluşturulmuş gözüktüğü için gözümüze doğal gelmez. Taban kurulumu hardscaping aşamasının da bir parçasıdır ve doğal taban şekilleri yaratmak önemlidir.
Katmanları ise dipten yukarı sayacak olursak:
1- Kolonizasyon Katmanı (Lava taşı, bakteri kültürü tozları gibi katkılar bu katmanda kullanılmalıdır)
2- Gübre Katmanı (1cm kalınlığında aquabasis gibi toz gübre katmanı)
3- Örtücü Katman (Hagen kum gibi 3-4 mm kalınlığındaki doğal kumlar)
sıralamasıyla yapılabilir.

Oku

Bitkili Akvaryumda Sirkülasyonun Önemi

Sirkülasyon bitkili akvaryumda önemli bir unsurdur. Tabi burda suyun akıntısından bahsediyoruz. Öncelikle su nedir bir onu incelemek gerekir diye düşünüyorum.

Su sadece su değildir

Su 2 hidrojen bir oksijen atomlarının arasında bağ kurmasıyla oluşur. Bu şekilde elde edilen su saf sudur. Ancak su dendiğinde özellikle ki akvaryumdan bahsediyorsak bu su saf su değildir. Su aynı zamanda bir çok elementi çözme ve bünyesine dahil etme yeteneğine sahiptir. Yani tankınızdaki su sadece hidrojen ve oksijen’den ibaret değildir. İçinde çözünmüş potasyum, magnezyum, nitrit, nitrat, amonyum, demir gibi bir çok elementi ve ayrıca plankton, algea gibi bir çok da canlıyı bünyesinde barındırır.

Heterojen vs Homojen

Tankınızdaki su ne kadar filtrasyonunuz çalışsa da %100 homojen değildir. Örneğin kumunuzun içinde hapsolmuş nerdeyse hareketsiz olan sudan bir örnek, bir de su seviyesine yakın bir bölgeden aldığınız suyu TDS metre ile test ederseniz, tabandaki suyun değerlerinin çok daha yüksek olduğunu göreceksinizdir. Kumunuzun içindeki su, gübre elementlerini çözüp bünyesine kattığı için içinde çözünmüş madde miktarı çok daha fazla olacaktır. Yani kısacası tankınızdaki su homojen değildir.

Peki suyun heterojen olmasının ne gibi dezavantajları var?

Suyun çözerek bünyesine kattığı bir çok element ve mineral hem bitkileriniz hem de diğer canlılarınız için besin niteliğindedir. Su kolonunuzda çözünmüş bu besinler filtre kısmında daha az iken tankın bir diğer ucunda ise fazla ise, iki taraftaki bitkilerin gelişimleri de farklı olacaktır.
İyi bir sürkülasyon ile akıntı sağladığınızda su kolonunda serbest olarak çözünmüş olan besinler tankın her tarafına eşit şekilde dağılabilir. Böylece tankın içindeki tüm canlılar bu besinlerden faydalanabilir.

Sirkilasyonu sağlarken nelere dikkat edilmeli?

Şimdi sizinle ufak bir deney yapalım. Elinize ağzınıza yaklaştırın ve ağzınızı tam açarak elinize doğru üfleyin. Elinizde bir sıcaklık hissedeceksiniz. Eğer dudaklarınızı büzerek nefesinizi üfleyecek olursanız bu sefer de elinizde bir soğukluk hissedeceksiniz.
Sirkilasyonda da pompalanan su, eğer dudaklarınızı büzdüğünüz gibi ince bir delikten tazyik ile geçecek olursa yani birim zamanda birim yüzey ile temas eden su miktarı fazla olacağından bu yüzeye önce bakteriler tutunacak sonra da yosunlar bu yüzeye tutunup bakteriler ile beslenmek isteyecektir. Yani uzun lafın kısası su bastığınız boruda, suyun ilk temas ettiği camda yosunlanma meydana gelecektir. Bunun önüne geçmek için ise suyu lily pipe gibi bir aparatla dağıtarak sirkilasyonunuzu sağlamak daha sağlıklı olacaktır.
Doğru sirkilasyonu suyu akvaryumunuzda dairesel bir şekilde gezecek şekilde kurmalısınız. Bunun için filtrenizin basış ve emiş borularını doğru konumlandırmalısınız. Tankınızın ince ve uzun; hacminin yüksek olması durumunda ek olarak bir iç filtre veya dalga motoru ile sirkülasyonu destekleyebilirsiniz.
Ayrıca iyi bir sirkilasyon ile bitki yapraklarına daha fazla su temas eder ve bitkiler yapraklarından daha iyi beslenebilirler.

Aşırı sirkilasyondan kaçının

Aşırı sirkilasyon balıklarınızın akıntıya karşı koymaya çalışırken yorulmasına, dirençlerinin düşmesine ve hastalıkların akabinde ölümlere yol açabilir. Bitkilerinizi köklerinden sökebilir, bitki yapraklarında saç ve sakal yosunlarının oluşmasına sebebiyet verebilir.

Tankı Hacmine Göre Filtre Seçimi

Doğru sirkilasyon için filtre seçimi önemli bir rol oynar. Filtrenin debisi kadar, suyu tankınıza veriş şekli de sirkilasyonunuzu etkiler. Örneğin şelale filtreler suyu yukarından aşağı doğru verdiği için şelale filtreler ile tankın içinde dairesel bir sirkülasyon oluşturmak zordur.
Dış filtre dairesel bir sirkülasyon için uygun bir filtre modelidir. Emiş ve basış borularını tank içinde istediğiniz yere konumlandırarak güzel bir sirkülasyon sağlayabilirsiniz.
Bununla birlikte seçeceğiniz filtrenin debisi de önemlidir. Okuduğum forumlarda gördüğüm yanlış bir tespiti burdan paylaşmak istiyorum:
Bitkili akvaryumda filtrenizin debisi tank hacminin 10 katı olmalıdır.
O zaman 50 litrelik bir tanka 500 lt/saat debiye sahip bir filtre tankın ve içeride kopan kasırgayı bir izleyin derim 🙂
Yani bunu hesaplamanın matematiksel bir formülü veya bir grafiği olsaydı, 45 derece düz ilerleyen bir doğru orantı grafiği değil parabol şeklinde ilerleyen bir grafiği olurdu bence. Çünkü hacim azaldıkça sirkülasyonun gezeceği yol miktarı daha fazla azalıyor. Ayrıca tankın hacminden çok burada hesaplanması gereken değişken bence sirkülasyonun katedeceği mesafe olmalıdır.
Yine de kaba bir hesapla tankın net hacminin 3-5 katı debiye sahip bir filtre seçerek, daha sonra gözlemlerinize göre sirkülasyonunuzu iyileştirebilirsiniz. Debisi ayarlanabilir filtreler kullanmak da size kolaylık sağlayabilir.

Sirkülasyonda Hardscape Tasarımınızın Rolü

Diyelim ki tank hacmine oranla debisine karar verdiğiniz bir filtre kullandınız ve su çıkışını kocaman bir kayanın dibine konumlandırdınız. Bu sefer kayaya çarpan su hiç istemediğiniz yerlere gidip kayanın arkasındaki suyu hareketsiz bırakırsınız. Yani sirkülasyonu oluştururken kullandığınız hardscape tasarımı da önemli bir rol oynar. Sirkülasyonu hardscape’inizin etrafını dolanacak şekilde konumlandırmaya çalışmalısınız.
İyi bir sirkülasyon tankızın içindeki suyu hareketli tutan, hardscapinizin etrafında dairesel şekilde yol alan, bitki yapraklarını hafif salınım yapacak şekilde hareketlendirecek, balıklarınızı yüzmeye teşvik edecek ancak yormayacak bir yapıda ve vektörde olmalıdır. Her ne kadar internette bunun için formüller vs üretilse de bunu kurabilemenin yolu ise gözlem ve gözlemlerinize göre müdahelelerde bulunmaktır.

Oku

Akvaryumda Kullanılabilecek Ağaçlar

Akvaryumda Kullanılabilecek Ağaçlar: Akvaryum tasarımında kum ve kayalar gibi ana tasarım objelerinden biri de ağaçtır. Petshop’lardan mangrowe, mopani, yati kökü gibi 3-4 farklı türde ağaç bulmak mümkün. Ancak görünüş itibari ile bu ağaç türleri eğer tasarımınıza uymazsa ve/veya ekonomik bir bitkili akvaryum kurmak istiyorsanız doğal malzemeleri kullanmak isteyebilirsiniz. Ancak doğadan toplayacağınız her ağaç türü bitkilerinize uygun olmayabilir. Tankınızın suyuna yapacağı bazı salınımlar canlılarınızı olumsuz etkileyebilir, hastalanmasına sebep olabilir. Doğadan ağaç topladığınızda aşağıdaki ağaç türlerini güvenle akvaryumunuzda kullabilirsiniz:

Akvaryumda Kullanılabilecek Ağaçlar Listesi

  • Kavak Ağacı Odunu ve Kabuğu (Aspen Wood and Bark)
  • Dişbudak Ağacı Odunu ve Kabuğu (Ash Wood and Bark)
  • Bambu (Bamboo)
  • Mantar Meşesi Kabuğu (Cork Bark)
  • Hindistan Cevizi (Coconut)
  • Kocayemiş Ağacı ve Kabuğu (Madrona Wood and Bark)
  • Mopani (Mopani)
  • Akçaağaç Odunu ve Kabuğu (Maple Wood and Bark)
  • Üzüm Ağacı Odunu (Grape Wood)
  • Köknar Ağacı Kabuğu (Fir Bark)
  • Hurma Ağacı (Date Palm)
  • Kaktüs İskeleti (Cactus Skeleton)
  • Bataklık Servisi (Bald Cypress)
  • Çınar
  • Söğüt
  • Yeni Dünya
  • Dut
  • Kayısı
  • Elma
  • Tespih Ağacı

Akvaryumda Kullanılmaması Gereken Ağaçlar Listesi

  • Çam
  • Köknar
  • Sedir
  • Ladin
  • Selvi
  • Melez
  • Kavak
  • İncir
  • Yalancı Karabiber Ağacı
Doğadan, akvaryumda kullanılabilecek ağaçları bulduktan sonra doğrudan kesinlikle akvaryumunuzda kullanmayın. Uzun süre doğada bulunan bu ağaçlar bir çok paraziti de beraberinde getirebilirler. Bu yüzden hem tuttukları ve suyunuzu sarartacak tanin maddesinden arındırılması hem de sterilizasyonu için bu ağaçları su berraklaşıncaya kadar kaynatmanızı tavsiye ederiz. Böylece ağaç lifleri de genişleyip su alacak duruma gelir ve suyun içinde batabilirler. Su üzerinde yüzen bir ağaç ile tahmin edersiniz ki tasarım yapılamaz.
Bir diğer yöntem ise Cadence marka 100 kat vernik diye hobi marketlerde satılan suya dayanıklı vernik ile ağaçlarınızı kaplayabilir ve suyla temasını kesebilirsiniz.
Son olarak, tasarımınızı tamamlamak için ağacınıza moss, fern ve anubias gibi bitkileri yapıştırıcı ile tutturabilir veya misina ile bağlayabilirsiniz. Tüm bu işlemler size zor geliyorsa moss ağacı alarak tankınıza farklı bir görünüm kazandırabilirsiniz.

Oku

Akvaryuma Doğadan Bulduğunuz Bitkileri Eklemek

Akvaryuma doğadan bulduğunuz bitkileri eklemek forumlarda sıkça tartışılan bir konu. Akvaryumcudan bitki almak yerine doğadan bitki toplayıp akvaryuma eklemek özellikle biyotop tasarımcılarının sıklıkla yaptığı bir çalışma. Ekonomik bir çözüm olduğu kadar aslında bir Ar-Ge çalışması da denebilir. Hobiye çevrenizdeki bir ortamdan bitki türü kazandırabilirsiniz. Veya zaten hobide satılan bir bitkiyi, maliyetsiz bir şekilde temin edebilirsiniz. Tabi bu işlemler sırasında doğadaki parazitleri de tankınıza taşımak gibi riskler mevcut.

1. Araştırma

Doğadan bulduğunuz bitkinin latince ismi size bitkinin gereksinimleri hakkında bir çok bilgi verebilir. Bu noktada botanik veya su ürünleri konusunda uzman bir arkadaşınızdan yardım alabilirsiniz. Eğer bulduğunuz bitki, nihai kullanmak istediğiniz tankın su şartlarında yaşayamayacak bir bitki ise bunca zahmete girmeden hemen vazgeçebilirsiniz. Yada bitkinin gereksinimleri size adaptasyon sürecinde nasıl bir yol izlemeniz gerektiği konusunda çok yardımcı olacaktır.

2. Sterilizasyon

Strelizasyon doğal ortamdan tankınıza taşınabilecek parazitleri karşı büyük önem taşır. Strelizasyon için bir çok yöntem bulunsa da bizim tavsiye ettiğimiz yöntem Permasol (Potasyum Permanganat). Permasol boyayıcı ve zehirli bir madde olduğundan evinizde çöpe atabileceğiniz bir kap bulup, içine bir miktar su koyun ve eczanelerden temin edebileceğiniz Permasol’den bir tableti suda eritin. Bunu yaparken cildinizin ve gözünüzün permasol ile temas etmediğinden emin olun.
Yaklaşık 15 dakika bitkileri bu suda beklettikten sonra, akan soğuk musluk suyununun altında bolca yıkayın ve bitkinin Permasol’den arındığından mutlaka emin olun.

3. Adaptasyon

Adaptasyon için ayrı bir tank kullanmak, ana tankınızı parazit veya permasol kalıntısı gibi risklerden uzak tutacaktır. Ayrıca adaptasyon sürecinden ana tankınızdaki canlılar etkilenmeyecektir. Adaptasyon için ilk önemli parametrenin ısı olduğunu söyleyebiliriz. Mümkünse doğadan bitki toplamaya elinizde bir termometre ile gidin ve su sıcaklığını not edin. Adaptasyon sürecine bu ısıdan başlayıp, evinizdeki akvaryumun ısısına yavaşça haftalık peryotlar ile yaklaşmaya çalışın. Bu noktada ısıtıcı kadar, soğutucu fana ve ısıyı sabitlemek için bir termostata
 ihtiyacınız olacaktır.
Adaptasyon tankınızın şiddeti ayarlanabilir ışıkları, CO2 takviyesi olması önemlidir. Ayrıca gübre açısından da zengin bir zemine sahip olması adaptasyon sürecini kolaylaştıracaktır.
Adaptasyonu tamamen kendi kurallarınıza göre yapacağınızı söyleyebiliriz. Çünkü burada önemli olan ışık, gübre, ısı ve CO2 parametrelerini doğal ortamdakine yakın değerlerde başlayıp, bitkinin sağlığını gözlemleyerek yaklaşık bir haftalık aralıklarla balık baktığınız tankın değerlerine çekmeniz gerekiyor. Tabi bu noktada Ph metre, TDS metre ve test kitleri size çok yardımcı olabilir.
Adaptasyon sürecinde bitkiniz yeni koşullara uyum sağladıkça form değiştirebilir. Yapraklarının şekli, rengi ve birçok farklılığı gözlemlemeniz gibi not etmeniz, fotoğraflar çekmeniz araştırmanız açısından iyi olacaktır.
Adaptasyon sürecini bitirmenizin ardından yaptığınız çalışmayı bizlerle de mutlaka paylaşın. Kim bilir belkide hobiye orijini Türkiye olan endemik bir tür kazandırmış bile olabilirsiniz.

Oku

Bitkili Akvaryumda Su Değişimi

Bitkili akvaryumda su değişimi tatlı su ortamlarındaki akıntı, buharlaşma ve yağmurun simülasyonu olarak düşünülebilir. Doğal tatlı su ortamları genellikle bir yeraltı tatlı su kaynağından beslenir ve bazı tatlı su kaynakları tuzlu suya akar. Bu doğal bir su değişimidir. Bunun yanında böyle bir sirkilasyona sahip olmayan kapalı tatlı su sistemlerde ise mevsimsel buharlaşmanın sebep olduğu su kaybını yağmur besler.



Akvaryumda Su Değiştirilmezse Ne Olur?

Akvaryum da kapalı bir sistemdir. Yani balık, bitki ve diğer canlıların organik atıkları zamanla su içerisinde birikir. Bu birikim kümülatif olarak artacağından su değişimi yapılmadığı takdirde ilerleyen zamanlarda suyun renginin değişmesi, bulanıklık, kötü koku ve yosun gibi belirtiler gözlemlenir. Bu belirtiler akvaryumunuzun suyunun kalitesinin düştüğüne işarettir ve canlılarınızın sağlığı risk altındadır. Daha da ilerleyen zamanlarda hastalıklar ve ölümler gibi kötü durumlarla karşı karşıya kalabilirsiniz.

Hangi Periyorlarla ve Ne Oranda Su Değişimi Yapmak Gerekir?

Miktar olarak benim size tavsiye edeceğim oran en az %20’dir. Ancak tankınızdaki canlı yoğunluğuna oranla %50’ye kadar su değişimi yapabilirsiniz. Ve yine bence su değişimi için en uygun periyot haftada bir kez. Ancak iyi bitkilendirilmiş ve canlı yükü az olan bir tankta iki haftada bir de su değişimi yapabilirsiniz. Bu karar aslında tamamen size kalmış. Gözlemleriniz gibi nitrat ve fosfat test kitleri, ayrıca TDS metre de size bu kararınızda yardımcı olacaktır. Suyunuzda canlı yükü biriktikçe TDS(Total Dissolved Solvents – Çözünmüş Madde Miktarı) da artacaktır. Ayrıca nitrat fazlalığı tek başına canlılar için risk oluşturduğu kadar fosfat fazlalığı ile birlikte de yosunu tetikleyen bir etmendir. Haftalık su değişimlerinizden önce ve sonra bu ölçümleri yaparak su değişim periyodu ve miktarınıza karar verebilirsiniz.

Su Değişimi Yaparken Nelere Dikkat Etmeli?

Öncelikle değişim yapacağınız suyun klor içermemesine dikkat etmelisiniz. Klor canlı bakteri kültürlerini öldüreceğinden filtrasyonunuzu sekteye uğratabilir. Değişim için kullanacağınız suyu en az 1-2 gün önce ağzı açık bir kapta bekleterek klorun uçmasını sağlamalısınız. Klorun uçmasını hızlandırmak için hava motoru ve hava taşı kullanabilirsiniz. Bunun yanında değişim suyunuzda Reeflowers Effective Conditioner veya Sera Aquatan gibi katkı maddelerini kullanarak klor, kloramin, arsenik, siyanür, bakır gibi toksik elementleri ve diğer ağır metalleri temizlemenizi öneririm. Değişim yapacağınız tankın ısısı ile değişim suyunun ısının eşit olması da canlılarınızın bu değişimden olumsuz etkilenmesini önleyecektir.
Ayrıca, tankınızdan belirlediğiniz oranda suyu çektikten sonra, hazırladığınız taze değişim suyunu akvaryuma ne kadar yavaş eklerseniz canlılarınızın şok yaşama riskini de o kadar azaltırsınız. Hortum tutucu askılık ve vana gibi küçük araçlar su değişimini zahmetsizce ve yavaşça yapmanızda işinize yarayacaktır.

Oku